Son Dakika
15 Ekim 2019 Salı
02 Ocak 2017 Pazartesi, 15:17
İbrahim SAĞIR
İbrahim SAĞIR sagir.ibrahim@gmail.com Tüm Yazılar

SİMAVNA KADISIOĞLU ŞEYH BEDRETTİN İSYANI

ÇEŞİTLİ KAYNAKLARDAN

 

SİMAVNA KADISIOĞLU ŞEYH BEDRETTİN İSYANI

15. Asrın ilk çeyreğinde, Anadolu’da büyük karışıklıklar Meydana getiren bir hadise de Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedrettin Mahmut’un isyanıdır. Devrin en meşhur âlimlerinden çok iyi tahsil görmüş fıkıhta otorite olmuştu. Memlük Sultanı Seyfettin Berkuk’un olğu ve müstakbel Ferec’e hocalık etmişti Musa çelebi ise Edirne’de hükümdarlığını ilan edince, onu Kazaskerlik makamına getirmişti. Fakat Şeyh Bedreddin’in fikirleri fetret devri sarsıntılarından bunalan Osmanlı cemiyeti için çok zararlıydı ve tehlikeli gelişmeler zemin hazırlıyordu. Ehlisünnet akidelerini ve Kur’an naslarını bozarak komünizmi andıran bir felsefyi yerleştirmeye çalışan Bedreddin mülkiyetin kaldırılmasını, toprak ve malların müşterek kullanılmasın savunuyordu. Ona göre üç büyük semavî din arasında hiçbir fark yoktu. Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Musevîler her bakımdan eşit sayılmalıydılar. Kendisinin Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin’in Keykubat’ın torunu olduğunu iddia eden ve böylece tasarladığı saltanat için bir asalet mesnedi de hazırlamaya çalışan Şeyh Bedreddin, gayrı memnun zümreleri kazanma siyasetine ağırlık vermişti. Yukarıda kısaca bahsettiğimiz fikirlerinden de anlaşılacağı üzere, bir taraftan fakirleri ve çapulcuları, bir taraftan da gayrimüslim unsurları isyana teşvik ediyordu. Çelebi Mehmet Osmanlı tahtına oturunca, Şeyh Bedreddin’i kazaskerlikten azletmiş ve ailesi ile birlikte İznik’te ikamete memur etmişti. Fakat şeyh gözaltında olmasına rağmen yine de fesat çevirmekten geri kalmıyordu. Müritlerinden Börklüce Mustafa Aydın ve Karaburun’da, Yahudi dönmesi Torlak kemal ise Manisa taraflarında kesif propagandalar yapıyor, kendilerine taraftar topluyorlardı. Şeyh Bedreddin bir müddet sonra İznik’ten kaçıp İsfendiyar Bey’e sığındı. Sinop’tan bir gemiye binerek Rumeli’ye geçti ve Deliorman’a yerleşti.FikirleriniAlevî Türkmenleri arasında yaymaya devam etti. Nihayet Müritlerinden Börklüce Mustafa beş bin kişiyle isyan bayrağını açtı. Saruhan (Manisa) Sancak Bey’ i olan Bulgar Kralı İvan Şişman’ın oğlu Aleksandr ( İhtidâ edip İskender adını almıştır.) âsilere yenildi ve öldürüldü. Onun yerine tayin edilen Timurtaş paşazade Ali Bey de mağlup oldu ve güçlükle Manisa’ya kaçabildi. Bunun üzerine Veziriazam Bayezid Paşa ve Amasya sancak Bey’i Veliaht Şehzade Murat Bey, tenkil vazifesiyle görevlendirildiler. Bayezid Paşa âsilerin büyük bir kısmını imha etti. Liderlerini de yakalatıp Ayasuluğ’a götürdü. “Dede Sultan” diye anlan Börklüce Mustaf a ile esir edilen taraftarları burada katledildiler. Ardından üç bin kişi ile Torlak kemal Manisa’da başkaldırdı. Bayezid Paşa ile Şehzade Murad, bu isyanı da bastırdılar. Torlak kemal ve arkadaşları yakalanarak asıldılar. Veziriazam Bayezid paşa, Padişah’ın emri üzerine Rumeli’ye geçti ve Şeyh Bedreddin’i yakalamak içim Deliorman’a yürüdü. O sırada, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’in akıbetinden telaşa kapılan birçok adamı, onu yalnız bırakmışlardı. Kolayca ele geçirilen Şeyh Bedreddin, Serez’de bulunan Padişah’ın yanına getirildi. Mahkemede suçunu kabul etti ve Serez Çarşısında asılarak idam olundu. (1419) Türk Ve İslâm Asiklopedisi Cilt-2 Saife 454-455 1416 (veya 142 1 ) de vuku bulan Şeyh Bedreddin kıyamına ve özellikle de, kendisinin eskiden geliştiği merkez saha olan Orta Anadolu’daki XVI. yüzyılda meydana gelen mesiyanik isyanlara da çok benzer. Fakat, Şeyh Bedreddin’inki hariç, ötekiler ne onun kadar geniş kapsamlı olabilmişler, ne de toplumsal yapıyı etkileyebilecek, önemli dini-sosyal yankılar yaratabilecek bir nitelik geliştirebilmişlerdir. Nasıl Babailer isyanı sosyal bir takım rahatsızlıklardan doğup siyasi bir amaca yönelmişse, Şeyh Bedreddin kıyamı da büyük ölçüde 1402 Ankara savaşından sonra, Fetret Devri denilen 1402- 1 4 1 2 arasındaki ara dönemde, Osmanlı devletinin maruz kaldığı siyasi, içtimai ve iktisadi buhranların bir ürünüdür. Nasıl Babailer isyanı aslında sosyal-siyasi bir hareket olmasına rağmen, kendinden sonra Babai hareketi denilen büyük bir dini-mistik hareket doğurmuşsa, Şeyh Bedreddin kıyamı da aynı nitelikte bir ayaklanma olmuş ve kendinden sonra Bedreddinilik denilen dini hareketi doğurmuş ve bu kanalla Balkan Aleviliğini yaratmıştır. Şeyh Bedreddin kıyamı, Babailer kıyamından sonra Türkiye tarihinin en önemli ayaklanması olarak, bu saydığımız bakımlardan daha başka hususlarda da ona çok benzer: a) Bir defa her ikisinin de lideri sofidir (Şeyh Bedreddin’in ulema kimliği de vardır ve Baba İlyas’ın popüler sufi kimliğine karşılık ikincisi yüksek tasavvufa mensuptur). b) Her iki isyan da aynı şekilde mesiyanik bir ideoloji kullanır (bir farkla ki, Baba İlyas’ın “Peygamberlik” davasına mukabil Şeyh Bedreddin “mehdilik” iddiasındadır). Bu ideoloji, -özellikle Baba İshak’ın Güney Anadolu’da yaydığı hıristiyanlık-müslümanlık -Mazdekizm karışımı doktrin dikkate alındığında- her iki olayda da, dinlerarası senkretik bir nitelik gösterir. Şeyh Bedreddin kıyamında da özellikle halifeleri Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa’nın, müslümanlık-hıristiyanlık-yahudilik karışımı bir senkretizmi propaganda ettiklerini biliyoruz. c) Her iki olayın nihai hedefi de siyasidir, yani iktidarı ele geçirip bu vasıtayla, özlenen “eşitlikçi düzenin hâkim olduğu dünya Cenneti”ni yaratmaktır. d) Her iki olayın propagandasında ve organizasyonunda birinci derece rol oynayanlar, kıyam liderlerinin halife ve müritlerinden ibaret büyük bir dervişler kadrosudur. İşte bu dört noktada iki büyük hareket birbiriyle tam anlamıyla örtüşür. Ancak bu ikisi arasında bir de büyük fark söz konusudur. Bu fark, isyana zümrelerin sosyal tabanları söz konusu olduğunda ortaya çıkar. Babailer isyanına katılanlar, yukarıda görüldüğü üzere, büyük çoğunlukla konar-göçer Türkmenler, ikinci olarak da Müslüman ve Hristiyan bir kısım köylü kesiminden oluşmakta iken, Şeyh Bedreddin kıyamına katılanlar, esas itibariyle Anadolu ve Rumeli’de tirnarları elinden alınmış sipahiler ve Balkanlar’daki eski Hristiyan feodallerdir. Bu o kadar önemli bir farktır ki, bir yandan kıyamın büyüyüp gelişmesinde rol oynarken, diğer yandan başarısızlığına sebebiyet vermiştir. Çünkü Osmanlı kuvvetleriyle yapılan son muharebede, Şeyh Bedreddin’in yanındaki sipahiler ve feodallere toprak verileceği vaad edilir edilmez, liderlerini bırakıp Osmanlı kuvvetlerinden yana geçmişler, Şeyhin yanında kalanların son damlasına kadar çarpışanlar ise, kendi müritleri olmuştur. BABAILER İSYANI Aleviliğin Tarihsel Altyapısı Ahmet Yaşar Ocak Çelebi Sultan Mehmed, biraderi Musa Çelebi’ye galebe edip hükümdar olunca (816 H./1413 M.) Şeyh Bedreddin’i kazaskerlikten azlederek ilim ve faziletine hürmeten iki oğlu ve kızıyla beraber İznik’te ikamete memur etmiş ve kendisine ayda bin akçe maaş bağlamıştır. Bedreddin iznik’te serbest olarak yaşıyor, eser telif ediyor ve kendisini ziyarete gelenlerle görüşüyordu. Şeyh Bedreddin Karaburun taraflarında halîfesi Börklüce Mustafa’nın faaliyetini ilerlettiğini haber alınca bir gün hacca gitmek bahanesiyle çocuklarını İznik’te bırakarak Kastamonu’ya kaçmış ve oradan da Sinop’a giderek bir gemi ile Kefe*ye ve sonra Eflâk voyvodasının yanına gitmişti. Bedreddin’in adamlarından olup kazaskerliğinde kethüdası bulunan Börklüce Mustafa, /İzmir’de Urla yarımadasının kuzey tarafındaki Karaburun’da ve müridi Yahudi dönmesi Torlak Kemal de Manisa’nın kızılbaşlarla meskûn mıtakalarında çalışarak Osmanlı Devletinin zaafından istifade ile onlar Anadolu tarafında ve Şeyh Bedreddin de Rumeli’de bir isyan hazırlıyorlardı. Şeyh Bedreddin Eflâk’ten Osmanlı topraklarına geçti; Silistre, Dobruca ve Deliorman taraflarında propaganda yaparak epey taraftar Buldu. Bunları başına topladı, ayaklanma mıntıkası olarak Alevilerle meskûn olan Deliorman’ı intihap etti. Bürklüce’ye Torlak Kemal İsyanları , Anadolu ve Rumeli’deki isyanlarla henüz iç mücadele sarsıntılarından kurtulmuş olan Osmanlı Devletini gafil avlayarak şeyhlikten şahlığa geçmek istedi; kendi cemiyetine başka din ve mezheplerden de adam alıyordu. Karaburun d an Börklüce Mustafa’nın yanında takriben beş bin kişi vardı. îbtida isyan burada baş gösterdi, az zamanda pek korkunç bir hal aldı. Dede Sultan diye anılan Mustafa’nın üzerine mühim bir kuvvetle memur edilen İzmir sancak beyi Aleksandr bunlara mağlûp ve maktüt oldu; bunun üzerine iş ehemmiyet kesbetti; Saruhan sancak beyi olan Timurtaş Paşa zade Ali Bey de bozguna uğratılıp kendisini zor kurtarıp Manisa’ya kaçtığından durum nazikleşti ve Çelebi Mehmet, şiddetli tedbir almağa mecbur oldu; vezir-i âzam ve beylerbeyi olan Bayezid Paşa ile beraber oğlu Şehzade Murad’ı daha büyük bir kuvvetle Börklüce kuvvetleri üzerine gönderdi. Bayezid Paşa evvelâ yollardaki büyük, küçük âsi grupları temizledi ve nihayet bunların sığındıkları dağa vardı ve mukavemet edemiyerek Börklüce ve diğer âsî kuvvetleri teslim oldular; fakat Bayezid Paşa bu muvaffakiyetini elde etmek için çok kuvvet kaybetmişti. Bayezid Paşa, teslim olanları Ayasuluğ’a getirdi, sorguya çekti ve işin başını anladı; âsiler Dede Sultan Bürklüce’nin gözü Önünde boğazlandı; bunlar ölürlerken “yetiş Dede Sultan” diye bağırıyorlardı. Dede Sultan elleri tahtaya mıhlanmış bir surette deve üzerine konulup şehirde teşhir edildikten sonra katledildi. Manisa taraflarındaki Torlak Kemal isyanı, Karaburun isyanı kadar korkunç olmamakla beraber üç bin kişi kadardı; Şehzade Murad ile Bayezid Paşa, Börklüce isyanını bastırdıktan sonra Torlak Kemal’in üzerine gitti; onun cemiyetini de dağıtıp elde ettiği Torlak ile avenesini astırmak suretiyle bu Alevî kıyamı da bastırıldı. Şeyh Bedreddin’in Yakalanarak İdamı Bu alevî kıyamının asıl reisi olan Şeyh Bedreddın ise Deliorman da yerleştikten sonra etrafına adamlar ve mektuplar göndererek halkı kendi cemiyetine davet etmişti. Kendisi kazasker bulunduğu sırada Rumeli’de epey taraftar peyda etmişti; fakat Anadolu’daki kıyamın büyümesine intizar ediyordu; Börk-lüce ve Torlak isyanlarının bastırılması, Bedreddin ve maiyetindekilerin maneviyatını sarstı. Çelebi Mehmed, bu sırada tarihlerde Düzme Mustafa denilen Yıldırım’ın oğlu Mustafa Çelebi’nin hükümdarlık iddiasıyla ortaya çıkarak Tesalya ve Selanik etrafındaki hareketlerini önlemek üzere o tarafa gidiyordu; Sultan Mehmed Serez’e gelince Bedreddin’in Deliorman’daki faaliyetini ve isyan hareketini haber aldı; belki bunu daha evvel haber alarak Bayezid Paşa’nın Anadolu’dan dönmesini bekliyordu. Bayezid Paşa gelince onu derhal Bedreddin üzerine sevk etti; zaten Anadolu’da ayaklanmanın bastırıldığını duymuş olan şeyhin etrafındakilerin bir kısmı dağılmıştı; bunun için küçük bir çarpışmadan sonra Şeyh kolaylıkla ele geçti ve padişahın bulunduğu Serez’e gönderildi. Kendisi Rumeli fatihleri evlâdından ve yüksek âlim ve mütefekkir bir şahsiyet olduğundan ulemanın fetva vermesini emretti. Bedreddin’in yapmış olduğu hareketin İslamiyet’e uygun olup olmadığı ve cezasının ne olması lâzım geleceği âlimlerden müteşekkil bir heyetten soruldu. Suçlu olduğu tesbit olunarak ulemadan Herath Mevlâna Haydar, bu mesele üzerinde Bedreddin ile ilmî münakaşa yaptı ve nihayet cemiyet nizamını bozmağa çalışan Bedreddin’i ilzam etti ve vermiş olduğu fetva üzerine —ki rivayete göre Bedreddin’in kendisi de bunu kabul etmişti— Bedreddin Serez pazarında bir dükkânın Önüne asıldı. . OSMANLI TARİHİ 1. Cilt Ord. Prof. İsmail Hakkı UZUNÇARŞILI

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...