İNSAN İNSAN OLMALI

10 Aralık 2016 Cumartesi, 23:16

10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜNDE
OKUYUCULARIMIZA İNSAN HAKLARINA SAYGILI UZUN BİR ÖMÜR DİLİYORUM.

‘Her şeyden önemlisi, İnsan insan olmalı…

İnsan olduğunuzu hatırlayın, geriye kalan her şeyi unutsanız da olur.’  Diyor Albert Einstein.

Aşağıdaki dizeler de, ışığını Mevlâna’dan alan Can Yücel’e mal edilse de, gerçekte yazarı bilinmemekle birlikte, İnsanlar vardır derin bir okyanus gibi güçlü ifadeleri ile dikkat çeken, gönül telimizi titreten güzel dizeler şöyle;

‘Dostlar ırmak gibidir, kiminin suyu az, kiminin çok.

Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca, kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya…

İnsanlar vardır üstü nilüferlerle kaplı, bulanık bir göl gibi ne kadar uğraşsanız görünmez dibi,

Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı içine daldığınızda ne kadar yanıltıcı.

Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz …

İnsanlar vardır derin bir okyanus gibi ilk anda ürkütür, korkutur sizi

Derinliklerinde saklıdır gizi daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız.

Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

İnsanlar vardır coşkun bir akarsu bent, engel tanımaz,

Akar durur su yaklaşmaya gelmez, alır sürükler, tutunacak yer göstermez.

Beyaz köpükler ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz bu tip insanla bir ömür dolmaz.

İnsanlar vardır sakin akan bir dere, insanı rahatlatır, huzur verir gönüllere

Yanında olmak başlı başına bir mutluluk, sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk…

İnsanlar vardır berrak pırıl pırıl bir deniz,

Boşa gitmez ne kadar güvenseniz dibini görürsünüz,

Her şey meydanda korkmadan dalarsınız sizi sarar bir anda

 İçi dışı birdir çekinme ondan, her sözü içtendir her davranışı candan…

İnsanlar vardır çeşit çeşit tip tip her biri başka bir karaktere sahip,

 Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı, her şeyden önemlisi insan, insan olmalı…’

Başka bir ifadeyle,  insanlar vardır ki, bazıları da pusula gibidir…

Her zaman her türlü şartlarda her mekânda ibresi hep doğruyu gösteren,

her insana rehber olan, gelene gidene yürünecek yolda izler bırakan…

Mevlâna ile birbirini irşad eden Şems’de bunlardan birisidir:

 ‘İnsanlar vardır; Gelip geçerler hayatlarımızdan…

Kimi hiçbir iz bırakmaz ardından, kimi hafifçe okşar ruhumuzu, kimi de hüzün bırakır ardından.

İnsanlar vardır; Usulca sokulurlar içimize, sonsuzcasına orada kalsın isteriz.

Bazıları serap gibidir, yokluğunda hayalleridir gerçeğimiz.

İnsanlar vardır; Su gibi aziz, su gibi duru

Konuştukça su olur akarlar kalbimize, Kan gibi, Can gibi, Canan gibi…

İnsanlar vardır; Işığı sönmüş yıldızlar gibi çaresizdirler.

Açtın mı kollarını, kalbine doldururlar ışığı.

İnsanlar vardır; Soğuk duvarlar misali, gülümsemenin sıcaklığını bilmezler, bilseler de sevmezler…

İnsanlar vardır; Gelip geçerler hayatlarımızdan, kimi depremlerle gider, kimi fırtınalarla…

Ben kalanlardan yanayım.

Gitmeyenlerin sadakatini ve sabrını severim, sarılıp bırakmayanların sıcaklığını…’ demektedir.

Mevlâna’ya atfedilen ama gerçekte Can Dündar’a ait olan dizelerde de;

‘İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu.

Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi. Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu.

Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim’ diyor Can Dündar ‘da 16 Ağustos 2008 tarihli Milliyet gazetesindeki yazısının bir bölümünde.

‘Çirkin hayat yoktur, o hayatı çirkinleştiren insanlar vardır. Kimi hırsından, kimi kompleksinden, kimi cahilliğinden yapar bunu. Ve kendilerine sorsanız hep haklıdırlar. Bu hiç değişmeyecek. İnsanların, kendilerini düzeltebilmeleri için önce eksiklerini görmeleri gerekir.’ Demektedir Kahraman Tazeoğlu’ da.

İyi ve Kötü Yoktur! İyilik ve kötülük izafidir. Çok iyi bir insan kötü bir davranışta bulunabilir!  Çok kötü bir insan da iyi bir davranışta bulunabilir. Bu bir kıstas değildir. Düşünebilen veya Düşünemeyen İnsan vardır! Başka bir deyişle ete kemiğe bürünen, insan olarak görünen Düşünebilen varlık vardır. Bir de 108 elementten oluşan düşünemeyen çamur vardır.

 ‘Topraktan geldik toprağa gideceğiz. Mühim olan; çamurlaşmamak.’ diyor Mevlâna’ya atfedilen sözde de.

Son söz Mevlâna’ya ve Şems’e ait olsun:

‘Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma!

Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hâl ehli olandır.(Mesnevi, Cilt-I, 275)

‘Hayatta her şey olabilirsin; fakat mühim olan, HAYATIN İÇİNDE İNSAN OLABİLMEKTİR.’ Şems

 


You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...