Son Dakika
31 Ekim 2020 Cumartesi

COVID-19

06 Nisan 2020 Pazartesi, 16:39

Corona virüsü

Küresel pandemi (En basit tanımıyla dünyada eşzamanlı olarak çok yaygın bir şekilde çok fazla sayıda insanı tehdit eden bulaşıcı hastalıklara verilen isim. )haline dönüşen ve her geçen gün dünyaya hızla yayılmaya devam eden, covid 19 yani corona virüsüyle ilgili gelişmeler devam ederken, en fazla araştırılan konuların başında gelen ‘Corona virüsü belirtileri nasıl başlar?’ başlığına yönelik uzmanların görüşlerini dinlediğim de Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ve yetkililer sıklıkla corona virüsü bulaşma yolları hakkında değerlendirmeleri paylaşırken, son zamanlarda, koronavirüsün nasıl bulaştığı, özellikle corona virüsün hava yolu ile bulaşıp bulaşmadığı da gündeme düştü. İşte, Corona virüsü hava yoluyla bulaşır mı? Koronavirüs nasıl bulaşır? sorularının yanıtına yönelik, corona virüsü ilk belirtileri ve enfekte aşaması hakkında araştırdığım yazılardan anladıklarım, bazı proflardan dinlediğim duyumlarımı harmanlayınca size sunacağım bu bilgiler ortaya çıkıyor.

2019 yılının Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve binlerce kişinin ölümüne neden olan Koronavirüs Covid-19 salgını ile ilgili tehlike halen devam ediyor. Peki binler binlerce kişinin ölümüne neden koronavirüs nedir? Araştırmalarımdaki anlamı nereden gelmektedir bir bakalım.

 

Corona virüsleri 1960’lı yıllarda keşfedildi. Corona esası itibariyle büyük bir virüs ailesidir… Latincede taç anlamına gelen corona ismi, virüsün çevresinde görülen ve güneşteki corona tabakasına benzetildiği için virüse verilmiş. Onlarca çeşidi bulunan corona virüsünün sadece 6 çeşidi insana bulaşıyor. 2002’deki SARS ve 2012’deki MERS salgınları da bu virüslerden ortaya çıkmıştır. Hastalık insanlarda solunum yolu ile bulaşıyor.

30 ile 80 yaş arasındakilerin risk altında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, koronavirüsün özellikle kanser, diyabet gibi sağlık problemi olan bireylerde ciddi sorunlara neden olabileceğini söylüyor.

Oysa Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) koronavirüsün (Covid-19) kişilere hava yoluyla bulaşmadığını açıkladı. DSÖ’nün resmi sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, koronavirüsün hava yoluyla taşınamayacağı belirtilerek, virüsün hasta kişilerin öksürme, hapşırma veya konuşmaları esnasında bulaşabileceği ifade edildi. Damlacıkların havada kalamayacak kadar ağır olduğu ve hemen düştüğü bildirildi.

Açıklamada ayrıca, virüsten korumak için kişilerin diğer insanlarla aralarına bir metre ‘fiziksel mesafe’ koymaları ve birbirleriyle temastan kaçınmaları konusunda uyarılarda bulunulurken; yüzeylerin sürekli dezenfekte edilip, sık sık el yıkamanın önemi vurgulandı.

Hasta bireylerin öksürmeleri aksırmaları ile ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaşır. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de virüs alınabilir. Kirli ellerle göz, burun veya ağıza temas etmek risklidir.

Coronavirüs hakkında şu ana kadar bilinen bilgiler doğrultusunda, semptomlar orta dereceli ya da şiddetli olabilmektedir. En çok gözlenen semptomlar; ateş, öksürük ve solunum güçlüğüdür. Burun akıntısı, coronavirüste bildirilmemiştir. Bu nedenle, burun akıntısı olmadan öksürük ve solunum güçlüğü ve ateş gözlendiğinde kesinlikle kalabalık yerlerden uzak durmak ve en kısa sürede sağlık kuruluşuna baş vurmak çok önemlidir. Ciddi coronavirüsü vakalarında ise zatürre, böbrek yetmezliği ve ölüm meydana gelir.

Corona virüsü, hayvanlarda yaygın olarak görülen bir virüs türü. Virüsün 4 alt türü var. Ender olarak hayvanlardan insanlara bulaşabiliyor. Hayvanlardan insanlara bulaştığında oluşan hastalığa “zoonoz” deniyor. Corona Virüsü’nün insandan insana bulaşabilen türünün ilk örnekleri 2003 yılında ortaya çıkan SARS ve 2012 yılında Suudi Arabistan’da ortaya çıkan MERS salgınlarında görüldü. Şu anda gündemde olan tür ise SARS ve MERS salgınlarındaki türden farklı, daha önce tanımlanmamış yeni bir tür. Yeni ortaya çıkan bu Corona Virüsü türüne verilen isim “2019-nCoV”. Hastalardan elde edilen numunelerdeki virüsün elektron mikroskobu ile çekilen ilk fotoğraf görüntüsü Çin Hastalıkları Kontrol ve Önleme Kurumu (CCDC) tarafından 27 Ocak’ta yayınladı. Virüsün yüzeyinde onu kaplayan bir halka “taç” anlamına gelen “korona” kelimesi ile ifade ediliyor.

Hastalığın belirtileri basit bir soğuk algınlığından zatürreye kadar uzanan geniş bir yelpazede dağılıyor. Sık rastlanan en önemli belirtileri ise yüksek ateş, balgamlı öksürük, nefes darlığı. Belirtisini gördüğümüzde doğrudan hastalığı tanıyabileceğimiz spesifik bir belirtisi yok.

Corona viruslerin kaynağı nedir ve nasıl bulaşır? 

Coronaviruslerin kaynağı hayvanlardır (zoonotik). İlk kaynak hayvanlar olmakla birlikte, sonrasında insandan insana geçen solunum yolu enfeksiyonuna neden olabilmektedir. Detaylı araştırmalar sonucunda, SARS-CoV’un misk kedilerinden, MERS-CoV’un ise tek hörgüçlü develerden insanlara bulaştığı ortaya çıkmıştır. Henüz insanlara bulaşmamış olan ancak hayvanlarda saptanan birçok coronavirüs mevcuttur. Bulaşma şekli tam olarak bilinmemektedir. Hayvandan insana bulaşma yanında; insandan insana da bulaştığı anlaşılmıştır. Damlacık yoluyla bulaştığı varsayılmaktadır.

Genel olarak bu virüslerin yüzeylerde canlı kalabilme şansları çok düşük olduğu için paket veya kargo ile bulaşma olması beklenmemektedir.

El hijyenine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el dezenfektanı kullanılmalıdır. Antiseptik içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir.

Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağızın tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmesi, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içinin kullanılması, solunum hijyen önerilerine dikkat edilmesi, mümkünse kalabalık yerlere girilmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve yüzün kapatması, mümkünse tıbbi maske kullanması önerilmektedir.

            Kimler risk altında?Salgın durumlarında elbette virüsün bulaştığı her hasta ölmüyor, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan toplumsal gruplar bir bulaş olması durumunda hayati risk altında. Bağışıklık sistemi zayıf olan riskli grupların başında yaşlılar, çocuklar ve gebeler yer alıyor. Ayrıca astım, KOAH, böbrek yetmezliği vb. kronik hastalıkları olanlar da risk grubunda yer alıyor. Ancak şu anki yeni koronavirüs salgınında ilk bulgulara göre 25 yaş ve üzerindeki kişilerde hastalık daha fazla. Bilinen en küçük yaştaki hasta ise 2 yaşında Çinli bir kız çocuğu.

Ölüm vakalarının çoğunda (5 kişiden 4’ünde) eşlik eden kronik hastalıkların (Hipertansiyon, Diyabet vb.) olduğu da belirtiliyor. Yani kronik hastalıkları olan bireylerin de bu salgın için risk altındaki grupta yer aldığı söylenebilir. Risk altında olan bir grup da sağlık çalışanları. Özellikle tanı konulan veya şüpheli hastaların izole edildiği kuruluşlarda çalışan sağlık çalışanları yüksek risk altında. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre şu ana kadar 16 sağlık çalışanının hastalığa yakalandığı biliniyor. Çin’in önde gelen medya kuruluşu da bir hekimin hayatını kaybettiği belirtmişti. Sağlık çalışanlarının kendilerini enfeksiyondan korumaları ve güven içinde mesleklerini sürdürmeleri için DSÖ’nün ve bulundukları ülkenin sağlık bakanlıklarının rehberlerini uygulamaları büyük önem arz ediyor. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı sağlık çalışanlarının enfeksiyondan korunması için önlemler içeren bir rehber de yayınladı.

Bu hastalığı döllenmemiş bir yumurtaya benzetebiliriz. Ancak bulunduğu ortamda varoluşu kuluçkaya yatma dönemine bağlı olarak canlanıp bünyeyi kontrolüne alıp tehdit etmektedir.  

 


You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...